Sokaktaki Dostlarımız SOKAK HAYVANLARI ...Bizde Varız Diyorlar.. Seslerine Kulak Verelim...Diyenlerin SİTESİNE HOŞ GELDİNİZ
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 At Türleri-Gelişimi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 44
Kayıt tarihi : 10/10/09

MesajKonu: At Türleri-Gelişimi   Cuma Kas. 27, 2009 12:01 am

AT LAR VE EVRİMİ :

At yaklaşık 55 milyon yıl önce ortaya çıktığından beri birçok evrimsel değişim geçirmiştir.Bütün evcil atlar “Equus Caballus” denilen bir hayvan cinsinin üyeleridir.
Farklı at benzeri türler, bir zamanlar orta Asya da gezinen vahşi atlardan doğmuştur ki bu atların günümüzde hayatta kalmayı başaran tek örneği Przewalski de denilen Mongolion vahşi atlarıdır.

Przewalski atı veya Mongolian atı; MÖ. 3000 civarında Rus bozkırlarında evcilleştirilen ilk atlardır. İlk Equus, yaklaşık 60 milyon yıllık evrimden sonra, günümüzdeki atları atası haline gelmiştir.

Atın ataları

Atın evrimi detaylı olarak araştırılmıştır ve çoğu hayvan türünün tarihinden farklı olarak atın atalarının kemiklerinin fosilleri bütün olarak bulunmuştur. Atın ataları olduğu düşünülen ilk Mamut’lar, Candylartha’dır.

Bu ilkel yaratıklar, ilk olarak 75 milyon yıl önce ortaya çıkmışlardır ve toynaklı hayvanların öncüleridir. Omuzdan yaklaşık 14 inch (36 cm) yükseklikte, yaklaşık bir tilki boyundaydılar ve her bacakta 5 ayak parmağı vardı. Kuzey yarıkürede, bataklıklarda büyüyen küçük çalıların sulu yapraklarıyla besleniyorlardı.

Evrimleşme Süreci;

Çevresine en çok uyum sağlayarak yaşamayı başaran hayvanları içerir. Kuzey yarımkürenin iklimi değiştikçe, bataklıkların kuruması ve topragı sertleşmesi. Beş parmak üzerinde bataklıklarda bir avantajken, daha kurumuş otlaklarda (savanalarda) dezavantaj haline geldi.

Milyonlarca yıl boyunca parmak sayısında derece ile azalma oldu ve bu azalma yaklaşık 10 milyon yıl önce ortaya çıkan “Pleohippus” a kadar devam etti.

Pleohippus atın ilk tek parmaklı atasıdır. Vücudunda ve vücut ebatlarında da sabit bir artış görüldü.
İlk atalarının küçük, yumuşak, kısa – kaplamalı dişleri bataklık bitkilerine göre uyum sağlamıştı. Ancak bu dişler, savanalarda yetişen sert ve sindirimi zor bitkiler için yetersiz kalmıştı.

Böylece milyonlarca yıl boyunca, diş kaplamalarında belirgin bir uzama ve öğütücü yüzeylerinde gelişme meydana geldi. Kafatası da dişlerdeki büyümeyle orantılı olarak genişledi.

Asya da atlar ve diğer atgiller buz çağında oluşan bitki örtüsündeki değişimle yayıldılar ve daha güneye Orta-Doğu ve Afrika’ya doğru itildiler.

Yüzyıllar boyunca atlar, vahşi atların farklı ırkları olarak gelişti. Bozkır atı Orta Asya’da oluştu ve bugünkü birçok cinsin ilk babası oldu. Yayla atı Batı Avrupa ve Ukrayna’da gezindi ve bundan Tarpan (bugünkü sıcak kanlı atların atası) gelişti.
Kuzey Avrupa’da 2 cins at yaşadı; Orman atı, ağır atların soğuk kanlı cinslerinin öncüsü ve daha küçük olan Tundra Vahşi Atı, günümüz pony cinslerinin atası.

Bilinmeyen bir nedenle (muhtemelen öldürücü bir salgın hastalığa bağlı olarak) Amerika da tüm atgiller yaklaşık 8000 yıl önce yok oldu.

Atlar ın Evcilleştirilmeleri

Tarih öncesi insanlar ilkel vahşi atları; etleri, barınak ve giysi yapmak amacıyla da postları için avladılar. İnsan ve At arasındaki ilk ilişkinin Orta Asya’da oluştuğu sanılıyor. Atların tam olarak evcilleştirildiği ilk dönem bir varsayımın sonucudur.

Bozkırların güçlü oymak beyleri, tayları yakalayıp beslediler, yolculuklarında onları da yanlarına aldılar ve sonunda onları yetiştirdiler. Bu sayede bu insanlar süt, et, barınak ve ulaşımı sağladılar.

Binek Atlarının ilk belgeli kanıtı; Çin de yaklaşık MÖ. 4000 yılında kuzey sınırlardan gelen atlı savaşçıların tarifiyle bulunmuştur.
Bu bozkır binicileri giderek daha da gezginci oldular. Atları yiyecek bulmak veya savaş amaçlı göçlerde kullandılar.
Ayrıca ilk tekerleğin üretildiği yer de bozkırlardı. Yüklerin düzlükler arasında daha hızlı taşınmasını sağlayan buluşlar yapıldı. İki tekerlekli at arabasının gelişimi savaş düzeninde devrim yarattı ve tarihin akışı değişti.
Bu hayvanda iki ayrı evrimsel çizgi göstermiştir. aha sonra ortadan kalkan Hipparion, diğeri ise Pleistosen’de bugünkü adların cinsini meydana getiren Eguus’tur.

Evcilleştirilmiş ata, yani Eguus Cabellus’a köken olan Tür kesin olarak bilinmemektedir. Zamanımızda yaşayan tek yabani at türü Moğolistan’daki Eguusprezewalskii’dir. Bu hayvanın yüksekliği 120 cm olup boz renkli, büyük başlı, küçük gözlü ve kısa kulaklıdır. Evcilleştirilmiş atla yavru meydana getirebilir. Evcil atın atası olma olasılığı zayıftır.

Gerçek yabani atlar Amerika’daki atlardır. Amerikanın bulunuşundan kısa bir süre sonra bilinmeyen bir nedenle (belki bir hastalıktan dolayı) ortadan kalkmıştır. Amerika’da bugün yaşayan yabani atların atası, İspanyollar tarafından getirilen Avrupa kökenli atlardır.

Atın ilk kez nerede evcilleştirildiği bilinmemekler birlikte, köpek ve sığırdan daha sonraki bir tarihte evcilleştirildiği kesindir.

At Türleri

At Alm. Pferd (n), Fr. Cheval, İng. Horse. Familyası: Atgiller (Equidae). Yaşadığı yerler: Evcilleri olduğu gibi, Amerikan bozkırlarında “Mustang”
Altay dağlarının her iki yanındaki açık arazilerde “Prezevalski” denen yabani atlar sürüler halinde yaşar.

Özellikleri: Küçük başlı ve kısa kulaklıdır. Yelesi ve kuyruk ucu uzun kıllıdır. Midilli atları koç iriliğindedir. Ömrü: 40-60 sene.
Çeşitleri: En meşhuru Arap, İngiliz ve Midilli atıdır.

Atlar Tek tırnaklılar takımının, Atgiller familyasından bir memelidir.Erkeğine aygır, dişisine kısrak, yavrusuna tay, yumurtaları çıkarılmış, iğdiş edilmiş olana da beygir denir.

Arabide binek ve yük hayvanı olan ata; dabbe, matiyye, semend, tusen-i sütur denir. Cenk atına da rahş denir.

Hepsi otla beslenir. Geviş getirmezler. Memeleri kasık bölgesinde arka ayaklarına yakındır. Üçüncü parmakları geniş bir tırnakla çevrilmiş olup ” toynak” adını alır. Bunun üzerine basarak yürürler.

İnsanlara hizmet eden hayvanların en kabiliyetlisi ve kıymetlisidir. İnsanların, eski harp meydanlarındaki yardımcısı, yük taşımada hizmetçisi, yarış, cirit, çit atlama ve av sporlarında neşe ve zevk ortağıdır.

Silah gürültüsüne ve bando sesine rahatlıkla alışır.At, cesur ve atılgan olduğu gibi sahibine son derece itaatkardır. Sahibi dilerse dolu dizgin, dörtnala koşar, isterse aheste yürür, isterse durur.
Her durumda sahibini memnun etmeye dikkat eder.
Yorgunluğa bakmaksızın kendini çatlatmak pahasına da olsa olanca gayret ve kuvvetini itaat uğruna sarf eder.
Bugün Amerikan bozkırlarında yaşayan Mustang adıyle anılan vahşi atlar, İspanyolların Amerika’ya götürdükleri ehli atlardan kaçanlardan yabanileşenlerdir. Az yiyecekle yetinip, her türlü iklim şartlarına dayanırlar.

Tarpan adıyla anılan Avrupa yaban atının (E. caballus gmelini) 1876′dan beri nesli tükenmiştir.
Bugün eski dünyada hala neslini devam ettiren yalnız bir yaban atı vardır. Bu at Orta Asya Moğolistan’ının soğuk ve ıssız ovalarında yaşar. Asya yaban atı veya Prezevalski dendiği gibi Moğolistan yaban atı da denir.
Altay dağlarının her iki yanında yaşar. Siyah kısa ve dik yeleleri ile, ağır ve iri başları, küçük kulakları, uzun kıllı kuyrukları ile evcil atlardan farklılık gösterirler.
Renkleri kırmızımtrak kahverengi olup çekici bir görünüşleri vardır. Burun kısımları beyazdır. Kışın kılları uzayarak soğuktan korunurlar.

Evcil atlar:
Tahminen 4000 seneden beri insanlara hizmet etmektedir. Bugünkü modern atların Asya yaban atından türediği şüphelidir. Bazı zoologlar Avrupa yaban atından türediğini ileri sürmektedirler. Evcilleştirilmiş atların birçok soyları vardır. Bugün küçük Midilli atları ile Safkan Arap atlarının soy kütüğü kesin olarak bilinmemektedir.

Atlar 20-30 sene yaşar, bazı kısraklar 15 yaşına kadar doğurur. On bir ay gebe kalır ve genellikle bir yavru doğururlar.
Yavrunun gözleri açık olarak doğar ve birkaç dakika sonra ayağa kalkarak annesini takibe başlar. Yük çekme ve taşıma atları, kalın bacaklı, iri cüsselidir.
Binek ve yarış atları ince uzun bacaklıdır.
Atlar arasında haset yok ise de, birbirlerine gıpta etmek huyları vardır. Bu da yarışta, hendek ve çit atlamada kendini gösterir.
Birbirlerine imrenerek daha hızlı koşup öne geçmek isterler. Saatte 60-70 km hızla koşanları vardır.

Atların tüy renkleri çeşitli olup, renklerine göre çeşitli isimler alırlar. En tanınmışları: Ak, akçıl, kır, al, alakı, geyik kırı, çil yeşil, al pekmez köpüğü, doru, hurma dorusu vs.’dir.

Erkek eşek ile kısrak eşleştirilirse katır elde edilir.
Aygır (erkek at) ile dişi eşeğin birleşmesinden de barda denen katır çeşidi elde edilir.
Her iki melez de üremezler. Katır, bardadan daha dayanıklıdır.

Arap atı: Çok dayanıklı mükemmel bir binek ve yarış atıdır. Arabistan’a geçen Orta Asya ve Anadolu Türk atlarından türemiştir. İngiliz atlarından daha dayanıklı olup, 24-28 saat hiç su içmeden yol alabilir.

İngiliz atı: İyi bir binek ve yarış atıdır. Özellikle yarış için yetiştirilir. Arab aygırı ile İngiliz yerli kısraklarının çiftleştirilmesinden türetilmiş bir soydur. Arab atından daha uzun bacaklıdır.

Midilli atı: Küçük, sakin ve dayanıklı bir at çeşididir. Keçi veya koç iriliğindedir. Çocuklar için iyi bir binek hayvanıdır. Hafif gezinti arabalarına koşulduğu gibi maden ocaklarında da istifade edilir. Shetland, İzlanda ve Norveç midillileri meşhurdur.

At yetiştiriciliği: Asya, Avustralya ve Amerika’daki geniş bozkırlarda hâlâ vahşi at sürüleri yaşamaktadır.

Evcil atlar haralarda yetiştirilir. Ülkemizde ilk hara 1913′te Aziziye’de kuruldu. Türkiye’nin ilk modern harası ise 1924′te açılan Karacabey harasıdır.
Przewalski atı (Equus ferus przewalskii) olarak tanınan Moğol kirtag, bugün yaşayan tek vahşi attır.

Günümüzün at cinsleri

En büyük ağır atlardan, en küçük hafif atlara kadar tüm at cinsleri ilkel Asya vahşi atından gelişmiştir.
Bu atlar şekil ve büyüklük bakımından przewalski atına benziyordu ve Buz çağından Demir çağına kadar çok az değişim göstererek yayılmıştı.
Diğer at türleri güneye itilmişlerdi ve insan etkisiyle evcilleştirilip değişik amaçlara uygun olarak üretilmişlerdi.
Daha büyük cinsler savaşlarda arabaları çekmek için gerekliydi. Böylece bu atlar, boyutlarında büyümeyi sağlayacak şekilde üretildiler.

Orta doğunu ve Kuzey Afrika’nın sert koşullarında güç ve dayanıklılık gerekliydi.
Bu özellik bedevilerin ve Arap atlarının gelişiminde önemli bir rol oynadı. Bedeviler (çölde yaşayan göçerler); Arap atı cinsinin gelişiminde ve ilerlemesinde önemli yer aldılar.
En hızlı ve dayanıklı kısrakları ellerinde tutmaya dikkat ettiler ve en iyi görünüşlü aygırlarla çiftleştirmek için bu kısrakları kullandılar.

Daha büyük atlar, ortaçağda ulaşımda ve özellikle ağır zırhlı şövalyeleri taşımada gerekliydi. Koşum takımlarının ilk 11. yüzyılda kullanılmasına ve takımların atların arabaları daha etkili çekmesini sağlamasına rağmen, atlar endüstri devrimine kadar tarımda kullanılmadı.
Koşum takımlarındaki ilerleme ve çiftlik makineleri çekiş gücü için bir talep doğurdu. Bunu ancak ağır atlar sağlayabilirdi. Son 200 yıl boyunca soğuk – kanlı atlar, ağır cinsleri geliştirdi (Shire, Clydesdale)

İnsanlar tarafından yapılan seçici üretimin etkisi
Günümüzdeki her at cinsinin büyüklüğü, şekli ve performansı tamamen seçici üretimin sonucudur.
Bu cinslerin üzerindeki en geniş etki Araplardan gelmiştir. Arap atları, birçok doğal İngiliz cinsini (New forest pony, Wesh Mountain pony) geliştirmek için kullanılmıştır.
Arap aynı zamanda Thoroughbred’ in orijininde de yer almıştır. Çünkü; genel aygır kitabındaki tüm Thoroughbred’ lerin soyunda 3 Arap atının izleri bulunur.
(Darley Arap, Byerley Türk ve Godolphin Borb) bu 3 At 17. yüzyıl sonlarında İngiltere’ye ithal edilmiş ve ağır At cinsleriyle birleştirilmişlerdir.
Günümüzün Avrupa cinsleri üzerinde büyük etkisi olan bir başka at da İspanyadaki Andalusian’dır.
Bu cins doğal İspanyol atlarının, Mourish akıncılar tarafından ortaya çıkarılan Barb’ larla birleştirilmesinden türemiştir.
İspanyol akıncıların Amerika’ya gittikleri dönemde bazı hayvanlar doğaya kaçmış ve vahşi olarak yaşama ve üreme olanağı bulmuşlardır. Bunun sonucunda; Quarter atının gelişmesinde etkisi bulunan Mustang ortaya çıkmıştır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://bizdevariz.yetkinforum.com
 
At Türleri-Gelişimi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Bitkilerde Üreme ve Gelişme
» OLAY ÇEVRESİNDE OLUŞAN EDEBİ METİNLER
» Gelişim Psikolojisi-II DErsi Rapor Soruları

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: __5__HAYVANLAR ALEMİ (Genel) :: BÜYÜKBAŞ HAYVANLAR-
Buraya geçin: